Kapat
Reklam Alanı
twitter takipçi satın al
Reklam Alanı
youtube izlenme satın al
AOC AGON AG271QX incelemesi "Testler en hızlılarından biri diyor"
Donanım 0

AOC AGON AG271QX incelemesi “Testler en hızlılarından biri diyor”

Siyah temalı, albenisi yüksek ve bol ayrıntılı kutusu içerisinden ürünün kendisi, gösterme aktarımı için Display Port, HDMI ve DVI kablosu, monitörün üzerindeki USB’ler için hayli dirayetli bir USB 3.1 kablosu, mikrofon ve ses antre çıkışları için uzama kabloları, VESA aparatı ve tematik bir kontrolcü çıkıyor.
 
Kontrolcüyle monitörün üzerindeki tuşlara uzanmaya lüzum kalmadan monitör arayüzünü yoklama edebiliyor, 3 programlanabilir görünüm profili arasında seri geçiş yapabiliyorsunuz. Bir oyuncu olarak monitörüm zaten elimin altında ama alışınca aratıyor, dizi-film, oyun ve mavi ışığı eksik egzersiz modu oluşturup bunların aralarında gezdim. Özetle, oyuncu monitörü cephesinde kullanılası bir buluş olmuş, kullanmak istemezseniz çıkarabileceğiniz bir kontrolcü bu.
 
20V 6 amperlik adaptörü büyük bir uyarlayıcı, gerçi masanın arkasında kaybolup gideceğinden pek bir önemi değil fakat adaptörden monitöre uzanan kablosu azıcık kısa, masanızın boylu boyunca göre uyarlayıcı havada kalabilir.
 
 
Kurulumu basit, kutudan çıkan dört vidayla metal ağırlıklı standına bağlamanız tatmin edici ve monitör dimdik karşımızda.
İlk intibası etkileyici. Kumlu yüzeyli sağ sol ve üstteki çerçeve, fırçalı metal, hafif parlak daha aşağı çerçeveye kadar 1.1CM’lik kalınlıklarıyla daha inceler, çoklu monitör kurulumu için gayet uygunlar.
 
Daha Aşağı çerçevede mat kırmızı AGON logosu ve teftiş butonlarının simgelerinden diğer bir ayrıntı yok. Butonlar dokunmatik değil, joistik biçimde bir kontrolcü de değil, alttalar, birazcık sertler ve basma noktaları da birazcık derinde.
 
 
Monitörün sağ yanına bir kulaklık askısı ancak bir kere yönlendirince gevşiyor, yerine ittirdiğinizde yerinde kalmıyor, onun aşağı da antre çıkışlar var. Bilhassa kasanız masanızın üzerinde değilse büyük kolaylık, kulaklığınızı mikrofonunuzu tak tak çabucak bağlayabiliyorsunuz. 2 USB 3.1 birinci nesil porttan sarı olanı seri sıkıntı destekli ve monitör kapalıyken de faal, kulaklığımı o kadar sık çıkarıp takmam lakin bu hızlı şarj portu gönlümü çaldı, açık ve net.
 
Arkası monitörün siyah-kırmızı temasının ortaya çıktığı yer, açık bir alana bakıyorsa eğer geniş V şeklindeki, komponentlerin bulunduğu çıkıntı yapan kırmızı, fırçalı metal görünümlü bu kaplama gayet güzel görünüyor.
 
Gösterme antre çıkışları tarafında sırasıyla Küçük USB formunda kontrolcünün girişi, ses ve mikrofon girişlerinin aktarıldığı portlar, VGA, Display Port, iki HDMI ama bunlardan biri 2.0, 144Hz’e ulaşabiliyorsunuz bu portta, biri de 1.4 ve MHL destekli, son olarak DVI portu var.
Yine aşağıda bakan bir upstream ve iki downsteam USB 3.1 birinci nesil USB portu olduğunu da ekleyelim. Izgaraları anlaşılan yok fakat üstünde 3W gücünde bir hoparlör kurulumu bulunuyor.
 
Metal bacak ve stand istediğiniz hareketi yapmanıza imkan veriyor. V şeklinde iki yanlamasına uzanan bacaklar monitörü pek taş gibi yerinde tutuyor diyemem, monitör yaylanıyor biraz lakin bacaktaki eklemle 20 derece sağa sola, boynundaki eklemle beraber de aşağı yukarı 25 derece açılandırabiliyorsunuz, akan hareket ediyorlar ve oldukları yerde de kalıyorlar. En güzeli de tepe ayarı ve pivot modu, 13cm içerisinde yukarı aşağıda doğrultuda hareket ettirebiliyor, kaydırmalı gösterge ile mesela monitör şurada iyiydi deyip işaretleyebiliyor, tekrar o badana çekebiliyorsunuz. aşağı yukarı bile açılandıramadığım tekrar TN panelli kişiye özel monitörümden sonradan AG271QX gözüme cambaz gibi gözükmedi değil.
 
Teknik detaylara inme vakti geldi. Karşımızda 27 inç TN LCD, 2K çözünürlükte, 144Hz, Free-Sync ve Adaptive Sync destekli fakat Free-Sync’in temeli Adaptive-Sync’e dayanıyor, 1ms griden griye tepki süreli bir monitör var. Display Port üzerinden tarama frekansı 30-146Hz aralığında, düşük kare/saniye elde ettiğiniz sistem ve oyunlarda 35Hz’den başlayan rakiplerine kıyasla daha akıcı görüntü sunabiliyor, rakiplerinden sıyrılmasını karşılayan manâlı niteliklerinden biri bu.
 
 
 
Renklerle başlayalım, 8-bit TN bir panelden bahsediyoruz, renkler daha fazla dengeden yanlamasına, siyahleri yeterince derin, beyazlar beyaz. Kağıt üzerinde 1000:1 kontrast ve 50M:1 devingen kontrast oranından bahsedilmiş, kendi yaptığımız testlerin sonuçlarını ekranda görebilirsiniz.
 
 
LED bir panelden geçince evet, renkler azıcık soğuk ve sığ gelebilir. Öncelik dizi-film ve video içerik harcamak ya da renk doğruluğu odaklı bir alıştırma yapmaksa eğer LED paneller daha yerinde seçenekler fakat AG271QX’in bu konudaki performansı da kuşkusuz can sıkıcı değil, küçük bir kalibrasyondan sonradan renkler bir arz toparlanıyor.
 
Gösterme açıları TN’in doğası itibarıyla çok başarılı değil ama TN’ler arasında iyi bir yerde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Uzun zamandır bir TN panel kullanıcısı olarak bütün karşısından baktığınızdan bu koşul müteessir olunacak bir şey yok.
 
 
Işık dağılımında gözle görülür bir düzensizlik değil, aynı şekilde herhangi bir ışık sızması da tespit etmedim. Ekranın azami ışığı için 350nit değerinde belirli, karanlık ve aydınlık, veyahut bol ışık kaynağının olduğu bir yerde deha ekranın maksimum ışığı gayet iyi, mat yapısıyla da örneğin güneş yansıması görüntülenen içeriği beyaza boyamıyor, gayet görünür kalıyor.
 
Monitörün arayüzü orta hızda işliyor, gerektiği dek elverişli. Yaptığım denemelerde Low Input Lag yani düşük antre gecikmesini açıp, Overdrive, bir nevi paneli hızaşırtma motorunu da Medium, orta ayara alarak monitörden azami performansını elde edebiliyorsunuz, Overdrive’daki Strong modunda panelin sınırlarına yaklaştığından hissedilir hayaletlenme oluştu. Renk profilleri daha fazla oyunlar üstüne kurulu, Shadow Control ayarı da karanlık sahneleri aydınlatıp mesela karanlıkta kalan düşmanları görmenizi kolaylaştırıyor.
 
Kritik testlere geldik, oyun testleri. Böyle seri bir monitörü seçim ettirecek oyunların belki de en başında CS:GO var. 60Hz bir monitörden 144Hz monitöre geçince aslında neleri kaçırdığınızı anlıyorsunuz, “Ben neden şu anda bazı şeylere tepki veremediğimi anladım” diyorsunuz, 144Hz’i gördükten sonra hiç geri dönmek istemeyeceğiniz bir tecrübe.
 
 
Adaptive Sync ile ne görüş yırtılması ne de başka bir şey, gecikme süresi şu an kadar test ettiğim oyuncu monitörleri arasındaki en düşüklerinden, hayaletlenme TN panel itibarıyla değil denebilecek seviyede, akan ve net bir gösterme var besbelli.
 
 
İkinci testim daha yüksek tempolu Overwatch’ta oldu. Haftasonlarımın tek eğlencesi Overwatch’ta da CS:GO’da yaşadığım deneyimin benzerini yaşadım, hareketler gayet akıcı ve hareket esnasındaki bulanıklık hayli minimal oldu. Tracer ve Sombra gibi hız odaklı karakterlerde net bir şekilde çok daha kuytu oynadım, Widowmaker gibi uzun menzil karakterlerinde de hedeflerimi peşine düşüp takip etmek fazla daha kolaylaştı. Yinelemem gerek, 60Hz’den 144Hz’e zevkle geçilir ama 144Hz’den evdeki 60Hz’e dönmek, en azından benim için büyük bir hüsran oldu.
 
Hoparlörler açık konuşmak gerekirse tatminkarlıktan uzaklar, maksimum sesleri bir odada varlık gösterebilecek dek yüksek olsa da detay ve tok seslerden mahrumlar, bir oyuncunun kulaklıkla tabiri caizse bilhassa CS:GO’da ses kasmadan edemeyeceğini düşünürsek eğer hoparlörün zaten pek bir ehemmiyeti kalmıyor.
 
AGON AG271QX, Adaptive ve Free-Sync’li 144Hz panelde 1ms griden griye reaksiyon süesi ve toplamda 30ms civarı input lag değeriyle beraber piyasada bulabileceğiniz en çabuk birkaç oyuncu monitöründen biri. TN’in renk başarımı ve görünüm açıları anlamında doğası gereği bir LED gibi dizi-film, video içerik tüketimi gibi bir odağa sahip değil natürel ama oyun dışındaki genel başvuru için iş görmekten şüphesiz fazlası.
 
 
Bu videonun yayınlandığı tarih itibarıyla AG217QX’in fiyatı 2900 lira civarında, kağıt üzerinde aynı ebat ve özelliklerdeki, rakibi Asus MG278Q’dan 300-400 lira civarı daha pahalı görünüyor.
 
Üzerindeki USB çıkışları, hele ki çabuk çok miktar yapabilen portu, ses giriş çıkışları, standının metal konstrüksüyonu, profil atanabilen kontrolcüsü en önemlisi de panel farkı anlamında 30-146Hz aralığını destekleyip, düşük kare/saniyelerde rakiplerine kıyasla daha akıcı manzara sunabilmesiyle Agon AG271QX rakiplerinden ayrılıyor. Uzun lafın kısası, AMD Free-Sync destekli bir ekran kartıyla beraber 27 inç boyutunda Türkiye’den alabileceğiniz en iyi ve en süratli oyuncu monitörlerinden biri AOC AGON AG271QX.
 
 

Şenol Dly {Dly Şenol}

Üniversite mezunu bir çok web sitesi ve Aslantek’ in kurucusu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir